31 Ekim, 2009

Antalyaspor:1 Bursasporumuz:1


Bilmiyorum maç başka şehirlerden 90 dakika izlenebildi mi ama biz Bursa'da attığımız golü bile göremedik...
Ligtv yağmura hazırlıksız yakalanmış anlaşılan...

Maç tahmin ettiğim gibi tempolu başladı...İki taraf da erken gol bulabilirdi...
Hiç beklemediğim bir anda Antalya'nın golü geldi...
Kimse Zapo'dan öyle bir ıska beklemiyordu herhalde...

İlk yarıda Antalya çok iyiydi gerçekten..iyi derken çok manyak konsantre olmuşlardı maça...
Mehmet Özdilek'in de cesaretini kutlamak gerek, 4-2-4 oynattı resmen takımı...
Öndeki 4 adam da koştu mücadele etti...
Futbolcunun hocaya inanması böyle bir şey demek ki...
Hele o Tita'nın, Djehoua'nın yaptığı mücadeleyi görünce gözlerime inanamadım...

Bizim takıma gelince normal bir oyun oynadık aslında...
İleride cezasahası içine gelen topları tekte kaleye gönderebilecek bir adamımız olsa çok farklı olabilirdi skor...
Bizim oyuncularımız topları önce kontrol etmeyi tercih ettiler, bir sonraki hamleyi yapmaya fırsatları olmadı zaten...

Beni hayal kırıklığına uğratan isimler Volkan Şen-Ozan İpek ikilisi oldu maalesef...
Mehmet Özdilek bu adamların nasıl adam eksiltiklerini iyi anlatmış öğrencilerine,
hem Kerim hem de Şenol zor anlar yaşattılar bu oyuncularımıza...

Ozan-Volkan ikilisi daima çizgiye indikten sonra topu kesmeyi düşünüyorlar,bu konuya da mutlaka el atmalı Ertuğrul Sağlam...
Oysa çizgiye inmeden fırsat buldukları anda kesseler;
1) Erkenden yorulmayıp ilerleyen dakikalarda daha yararlı olacaklar...
2) Top bizde daha fazla kalacak,
3) Kontra yeme ihtimalimiz yarı yarıya düşecek...

Golü de yanlış hatırlamıyorsam Volkan Şen'in kaptırdığı bir topun ardın yedik...

İkinci yarıda benim izleyebildiğim bölümde en az 10 dakika yediler...
Bu profesyonellik değil terbiyesizliğin daniskasıdır bana göre...
Şifo Mehmet gibi düzgün karekterli bir adamın öğrencilerine yakıştıramadım şahsen ben...
Golü de Ömer elleriyle vermiş bize Allah razı olsun ne diyelim...
Belki eşini ağlatacak kadar numara yapmasaydı 50 ile 57.dakikalar arası,
Fırat Aydınus da ona karşı inandırıcılığını yitirmeyecek. faulu çalacaktı orada hiç düşünmeden...



Sonuç olarak Antalya'dan 3 puanla dönebilirdik ama ben 1 puanın da kötü olmadığı düşünüyorum...
Önümüzdeki hafta alınacak 3 puanla pekala telafi edilebilir bu beraberlik...
2.3.4. olmuşuz çok da umurumda değil yani ...
Üst grubun içinde yer almayı becerebilmektir asıl önemli olan...

11. Hafta Rakibimiz: Antalyaspor (2)

..................Yavuz (İvankov)




Ali T..........Zapo...........Ömer........Keçeli



....................Hüseyin
Volkan...........................Ergiç........Ozan



.......................Batalla


......................Turgay





İlginç bir şekilde Sercan'ın sakatlanması yaradı takımımıza...
Batalla-Turgay-Volkan gibi isimler daha fazla sorumluluk almaya başladılar,
Ve hiç bir şekilde hissettirmediler Sercan'ın yokluğunu...
Hatırlıyorum da Bursa'daki Fenerbahçe maçında skora isyan etmeye çalışan tek oyuncumuz
Sercan Yıldırım'dı maalesef...Batalla'nın 11'deki ilk maçıydı,
Turgay'dan ise hala pivot santrafor yaratılmaya çalışılıyordu...

Bugüne geçtiğimizde ise kalemizde Yavuz oynayacak büyük ihtimal, ama İvankov da Antalya'ya götürülmüş,
hatta dün de doğum günü kutlandı,maç saatinde net durum belli olacak...

Savunmamıza zaten söyleyecek herhangi bir şey bulamıyorum...
Hem asli görevlerini yerine getiriyorlar hem de takımın skor tabelasına katkıda bulunuyorlar...
Zapo-Ömer ikilisinin uyumu da gün geçtikçe artıyor...
En büyük zaafımız ise arkaya atılan toplar...
İvankov olsa çıkar alır derdim ama Yavuz'un ne yapacağını kestirmek güç...

Orta sahanın göbeğindeki ikili de 8-9 maçtır değişmiyor herhalde...
Hüseyin gedik kapama, Ergiç de takımı komuta etme görevlerini layıkıyla yerine getiriyorlar...
Eğer rakibin orta sahasında Ertuğrul oynarsa, işimiz biraz daha zorlaşır,
pres özelliği olan bir oyuncu çünkü kendisi...
Ergiç de pres altında tek pas oynamak zorunda kalıyor, kaptırılan toplar ise tehlike arzediyor kalemizde...

Antalya'nın zaten bu yıl ki oyun anlayışı geçen yıl ki Sivas'ın anlayışına çok benziyor...
Rakibi önce bekliyorlar, kapılan topları uzun kullanıp kontra yakalamaya çalışıyorlar...
Aslında potansiyel olarak açık bir şekilde küme düşmesi gereken takım 10 maçta 5 galibiyet alıp 15 puan toplamış...
Bunda tabi aslan payı Mehmet Özdilek'e ait...

Antalya 2 şekilde gol atıyor:

1) Kaptığı topları Fatih Ceylan,Necati,Ali Zitouni gibi adamlarla çok hızlı buluşturup,
onların top sürebilme yeteneklerinden faydalanarak...

2) Arka direğe sokulan oyuncularının sinsiliklerini kullanarak...
Bu konuda özellikle Ali Zitouni'ye dikkat...

Tabi bir de Kerim Zengin'in şutlarına dikkat etmek lazım...



Nasıl gol yiyorlar:

1) Yalçın-orhan ikilisi arkalarına atılan toplarda çok fazla bocalıyorlar...
Özellikle beklerinin kademelerine girme konusunda büyük sıkıntılar yaşıyorlar...
Yani Ergiç ve Batalla'ya büyük iş düşüyor yine...
Tabi Ozan İpek ve Volkan Şen'in rakiple didişmeden, takıma katkı koymaları gerekiyor...

2) ALi Tandoğan artık yapsın asistini bu maçta...
Ömer-Zapo ikilisinden yine umutluyum gol atma adına...
Ne Orhan ne de Yalçın yüksek toplarda etkili stoperler değiller,
aynı zamanda da adam markajı konusunda da başarılı oldukları söylenemez...

3) Batalla frikik atar Ömer de seyreder...

4)Ceza yayı etrafında şut atma konusunda da daha cesur olmalıyız...


Eğer ilk yarıyı kazasız bitirebilirsek ikinci yarı maçı almamız daha kolaylaşır...
Antalya'nın bu oyun şablonunu düşününce maçı deplasmanda oynamamız bizim için avantaj aslında...

30 Ekim, 2009

Sercan Şoku!!!


Tam iyileşti derken Sercan Yıldırım' ın kalçasında oluşan iltihaplanmadan dolayı ufak bir operasyon geçirmiş...
Ayrıca Sercan gibi İvankov ve Yenal da yok...
Tabi bir de genç Eren Albayrak...

11. Hafta Rakibimiz: Antalyaspor


..........................Ömer


Kerim.........Yalçın........Orhan.......Şenol




Zitouni......Jedinak....Ertuğrul.....Fatih C.



............Necati.......Djehoua



Bu Ömer hala nasıl oynuyor merak ediyorum doğrusu...
bize geldi bir yıl nerseyse küme düşüyorduk çıktığımız gibi onun yüzünden...
Tamam çevik bir kaleci ama solu hiç yok...
Daha Antep'te oynarken takip ediyordum kendisini,
Yediği gollerin nerdeyse hemen hemen hepsini solundan yiyor...
Daha ufacık bir veleddim hatırlıyorum bu adamın ismini...
Eskişehirspor'da parlamıştı, hatta milli takımda bile oynamıştı...
Yakın geçmişte ise Ömer yüzünden Letonya'ya elenmemizi hayatta unutamam,
Bizdeyken de Antalya maçında bir gol yemişti ki Ömer diyince ilk aklıma o gol geliyor...
Hatırlamayan girsin Ligtv.com'a baksın...

Yeter bu kadar Ömer muhabbeti, savunmanın sağında Kerim'i kullanıyorlar genelde,
kendisi forvetten sağ bek olmuş bir isim, yatsın kalksın dua etsin Zico'ya,
Sağ bek oynamışlığı olmasa o fiziğiyle Bank Asya'da bile oynayamazdı forvet olarak...
20 yaş altı milli takımda Ali Öztürk ve Ergin Keleş'in yedeğiydi...
Ali Öztürk en son 3.ligde top oynuyordu,şimdi bilimiyorum nerde...
Ergin Keleş'i de anlatmaya gerek yok...Buarada Kerim Zengin'in şutlarına dikkat...


Savunmanın solunda ilk tercih Şenol Can oluyor fakat rakibe göre Orhan Ak da bu mevkiye kaydırılabilyor zaman zaman...
Şenol da Bursaspor Alt yapısından yetişmedir aslında ama o da A takım yüzü göremeyip ayrılanlardan...

Savunmanın ortasında Yalçın ilk tercih...Geçen yıl iki Polonyalı kaçmasa hayatta forma bulamazdı, bulduğu şansı da iyi değerlindirdi...
Yalçın'ın partneri genelde Orhan oluyor, bazen Batak, bazen de Vahap bu bölgede kullanılıyor...

Ortanın ortasında kısa boylu pır-pır Ertuğrul ile genç ve kuvvetli Jedinak iyi bir ikili oluşturdular...
Honduraslı Maynor Suazo vardı bir de Antalya'da...bi ara Köln' e götürmüştü Daum onu, sonra ne oldu acaba kendisinde...
Geçen yıl lisansı çıkarılmasına rağmen 1 dakika bile oynamadı, sakat olduğu söyleniyordu ama iyileşme süreci normalden uzun sürdü herhalde...
Buarada Ertuğrul Arslan da Bank Asya'da şampiyon olan takımımızın orta sahadaki dinamosuydu, onu da es geçmek olmaz...
Bu bölgede oynayabilecek diğer isimlerden Sedat kasap, Gürhan ise teknik bir oyuncu...
Gürhan da gençliğinin baharında Fenerbahçe'ye gidip kendini yok edenlerden...

Sağ kanatta Ali Zitouni oynuyor, kendisi forvet özellikli bir oyuncu...
Hücumsal özellikleri iyi hoş da Kerim'le pek iyi bir ikili oluşturdukları söylenemez savunma yapabilme açısından...
Teknik ekibimiz analizini yapmıştır zaten...
Sol kanatta ise sarıya boyalı saçlarıyla Fatih Ceylan şans buluyor, kendisini ilk Sakaryaspor'dan hatırlıyorum,
Malatya'daki sezonun son maçında gereksiz bir kırmızı kart görmüş ve onun yüzünden küme düşmüştü takım...
O günden beri kıl kaparım kendisine...Süratli,iyi top sürüp isabetli ortalar yapabilen bir arkadaş kendisi,
Ama ALi Tandoğan karşısında adım atabilir mi atamaz mı maç saatinde göreceğiz onu da...

ileride ise ideal ikili Djehoua-Necati'den oluşuyor...
Bir de Tita (Melih Gökçeklerin ikincisi :)) katıldı takıma ama ben Mehmet Özdilek'in ilk haftadan forma vereceğini düşünmüyorum kendisine...
Balili'den çok şey bekliyordum ama o da yokları oynuyor bu sezon, hızından eser kalmamıştı en son...
Tabi bizi Kaptan'ı görünce gaza gelir mi gelmez mi onu zaman göstericek...

29 Ekim, 2009

Son haliyle Ankaragücü...


...................................Senecky
...................................Serkan
...................................Bora



Elyasa.............Brabec..............Ediz..............Broggi
Koray..........Muhammed........Baki.............Özgür





..........Theo.........Hürriyet........Aydın
..........Adem.........Barbaros........Murat D.
...............................Semavi..........Bilal


..........................Ceyhun
.........................Mehmet Ç.



...................Vassel.........Meye
..................Metin.........Konate
..................Emre..........İlhan




Senecky takviyesi'yle herkes rahatlamış gibi gözüküyor Ankaragücü camiasında,
fakat ben Senecky'nin abartıldığı kadar mükemmel bir kaleci olduğunu düşünmüyorum...
Dengesizlik konusunda Serkan'a yetişmesi beklenemez tabi ki ama tahtaların onda da pek sağlam olduğu söylenemez...
Serkan'ın kalecilik yeteneklerine güvenen biriyim, fakat konsantrasyon sorununu 25 yaşına geldi hala çözemedi...
Tabi üzerindeki inanılmaz baskıyı da es geçmemek lazım...
Bu da uzman desteği alması gereken adamlardan...


Savunmanın sağında Elsaya-Koray gibi isimler mevcut...
Fakat Ömer Aysan alınsa daha yararlı olabilirdi bu bölgeye ...
Sonuçta uygulanmak istenen sistemde kanat beklerinin hücuma üst düzeyde destek vermesi gerekir...
Gerçi Ömer Aysan cam adamların babasıdır...
Gökhan Zan'dan daha beterdir sakatlanma konusunda, belki bunu da düşünmüştür teknik heyet...
Ömer genelde canlı yayınlanacak maçlardan bi hafta önce nadasa bırakırdı kendini...
Bir hafta dinlenip, ertesi hafta parmak ısırtırdı bizdeyken...
Yani kendisine güvenilip yola çıkılacak bir adam değil...
Ama buna karşın 15 maç üst düzey performans sergiler bir sezonda...
O yüzden kadroda bulunmasında yarar var...

Neyse savunmanın soluna geçelim, bu bölgede Broggi 1.tercih olacak gibi gözüküyor,
kendisini izlemedim ama aldığım referanslar olumlu yönde...
Özgür gibi 91'li, Aydın gibi 88 doğumlu gençler de bu mevkide oynayabilirler...
Ben özellikle Aydın'ın üzerinde ısrar edilirse yeni Hakan Ünsal olabileceğini düşünüyorum...
Kuvvetli,çevik,hızlı,driblingleri mükemmel...Savunma yapmayı Röber olsa öğretirdi de Hikmet Karaman'dan şüpheliyim...
Özgür'ün de A2 takımında oynatılıp fiziğini geliştirmesi gerekiyor...

Savunmanın ortasına geldiğimizde ise Ediz banko oyuncusu olacak oranın...
Kendisi düştüğümüz yıl A takım kadrosuna alınacakken "2.ligde oynamam" diyip Bursasporumuzu bırakıp Ankaraspor'un yolunu tutmuştu...
O yüzden pek haz etmem kendisinden...
Ediz'in yanında oynayacak adam sayısı oldukça fazla aslında takımda, ama Luiz Henrique'nin gönderilmesi pek iyi olmadı...
İyileştikten sonra Ediz-Henrique ikilisinin "cuk" diye oturacağını düşünüyordum...
Ama Brabec var, Elyasa var, Baki var....alternatif sayısı oldukça fazla yani...


Orta sahayı Ceyhun faktöründen dolayı 3 koşan adam arasından tercih edicek Hikmet hoca...
Barbaros gibi, Hürriyet gibi ligin en çirkef 5 adamından 2'sinin bu takımda bir araya gelmiş olması hiç sağlıklı bir durum değil...
İkisi aynı anda kullanılabilir belki ama 10 haftada 1 olur, aksi taktirde ne rakip kalır oynayacak,
ne de Ankaragücü 11 kişiyle bitirebilir maçlarını....
Ortanın ortasında Theo 1.adam olarak kullanılmalı bana göre,üzerinde ısrar eidlmeli...
Bu adamda Marco Aurelio ışığı va...hem daha 19 yaşında...
Gerçi kendisini Hikmet Karaman sağ dışta kullanmayı düşünüyormuş, başarılı olacaktır muhtemelen,
fakat ortada oynarsa üst düzey oyuncu olma yolunda ilerleme ivmesi daha da artacaktır...
Hem sağ dışta hem ortada oynayabilecek Semavi var bir de takımda, Adem Koçak var...Bu bölgede de Varoğlu Var yani...
Sol dışta Murat Duruer var, teknik becerisi üst düzeyde, fiziğini geliştirmesi gerekiyor bu oyuncununda...
Alt yapılarda tamam da bu kadar sızka A takım futbolcusu olmaz...
Yine o bölgede Bilal var, Fenerbahçe alt yapısından yetişme...Onun da teknik becerisi üst seviyede...
Her takıma lazım adamlardan biri...10 numara olarak da Ceyhun'dan fazlasının olduğunu, eksiğinin olmadığını düşünüyorum bu adamın...

Orta 3'lünün önünde Büyük Kaptan Ceyhun var...Zaten bu sistemin klasik 4-4-2'nin dışına çıkıp 4-3-1-2 gibi oynanması Ceyhun faktörü yüzünden...
Yeteneklerine kimsenin dil uzatacağı yok ama 33 yaşına geldi artık şu istikrarsızlık sorununa çare bulması gerekiyor...
Takım kaptanlığı yapabilecek karakterde biri de değil bence...
Samimiyetine pek güvenmediğim bir adam, kendini takımın üzerinde görüyor hissi uyandırıyor nedense...
Ceyhun'un 1. alternatifi Mehmet Çakır olacak gibi gözüküyor...
Keza Bilal var bu bölgede...

İleri ikili tercihinde ise en ideali Vassel-Meye olarak görülüyor dışarıdan...
İki süratli, rakibi ısırabilen oyuncu...özellikle dış sahada çok takımın canını yakar bu adamlar ısrar edilirse...
Tabi Vassel'i takımda tutmak lazım...Ankaragücü'nü yukarılara taşıyabilecek 1 numaralı adamdır kendisi,
Ceyhun falan hikaye yani...Arkasından kulis yapılmayacağını bilsem kaptan yapsınlar diyeceğim fakat henüz erken....
Bu ikilinin 1 numaralı alternatifi Metin Akan...
O da Bursaspor alt yapısından yetişme, bizi 2002-2003 sezonunda kümede bırakan adam...
Ertesi yıl kaos ortamında forma bulamamış olması hem bizim, hem de Metin'in şansızlıığı...
Metin'in en kötü özelliği fazla dürüst ve sakin bir adam olması...
Hürriyet gibi Barboros gibi adamların yanında takılıp çirkefliği öğrenmesi gerekiyor inceden inceden...
Ayrıca Metin gibi Gökhan Güleç gibi yedekliği dert etmeyen oyuncular her takıma lazım...
ikisi de nerde oynarlarsa, ne kadar süre alırlarsa alsınlar 5-10 gol arası kesin atarlar bir sezonda...
Maç da kazandırırlar...puan da...
Ankaragücü'nün hücum hattında dikkat çeken bir diğer isim ise Emre Aygün...
Kendisinden beklenen çıkışı yapamayanlardan o da...
Daha 15 yaşında Trabzon'a transfer oluşu "2.Emre Savaşı'nı Trabzon kazandı" diye haber olmuştu ulusal basında...
Konate'den önce mi tercih edilir sonra mı tercih edilir ona da Hikmet Karaman oyunun gidişatına göre karar verecek...
Gerçi ben Konate'ni pek bir nanesini görmedim...
İlhan Parlak var bir de...ondan da hala kesmedim umudumu,
Ankaraspor'da süre alabilirdi bu sezon fakat Ankaragücünde kadroya girer mi bu kadar forvet bolluğu içinde orasını pek kestiremiyorum...

Toparlamak gerekirse Ankaragücü ligi 7-10 arasında bir yerde bitirir en iyi ihtimalle.... Sonuçta toplama bir takım, ne kadar da olsa beraber oynamaya ihtiyaçları var... Önümüzdeki yıl daha yukarılar için mücadele etmeleri muhtemel... Tabi bunun için Gökçeklere posta koyabilecek bir hoca lazım takıma...o da biraz zor sanki...Fatih Terim gelirse belki...
Sosibo-Sanemela-Padilha-Risp-Henrique-İglesias-Henderson...Tam 7 adet yabancı oyuncu...
Kadrodaki 8 taneyi de sayarsak eder toplamda 15...Bu 15 yabancıya ödenen paralarla Türkiye'de kaç takım kurulurdu acaba...
Tabi diğer tesislerde bırakılan futbolcular da var...
Mustafa Er,Bebbe,İlkem,Volkan Arslan gibi adamların da paraları tıkır tıkır ödeniyor...
Nerden geliyor bu değirmenin suyu diye sormaya gerek var mı...
Ankara'nın başındaki adam ne paralar kaldırmış ki buralara para harcarken gözünü bile kırpmıyor...
Belediye paralarıyla Süperlig'e kadar çıkardığı takımı oğlunun üstüne yaparken kimsenin sesi çıkmadı...
Ankaragücümün kanını emerken de birilerinin isyan etmesini beklemiyordum zaten...


Melih bey Ankaraspor'u Süperlige çıkarttığında 5 sene sonra şampiyon olucaz dedi,
Baktı olmuyor şansını Ankaragücü'nde denemeye karar verdi,
Burda da olmazsa (ki inşallah olmaz) bırakır zaten futbolla uğraşmayı...
Bi bahane bulur, borcu da takar vee kaçarrr.....
Öyle bir durumda serbest düşme hareketi yapmaları muhtemel fakat bu hareket nereye kadar sürer onu da zaman gösterir...
Tüm bu olanlara büyük Ankaragücü taraftarı niye sessiz kalıyor merak ediyorum ama tüm bu yaşananlar benim ankaraGÜCÜM'e gidiyor...

Nice 86 Yıllara Türkiyem...

28 Ekim, 2009

Güngören Bld:0 Bursasporumuz:1


Takım kalitelerinin tartışılamayacağı bu tip maçlardan oldum olası çekinmişimdir...
Hele maç alt lig takımının sahasında oynanıyor, aynı zamanda da zemin futbol oynamaya pek müsait değilse...

Bugün oynanan maç hakkında pek fazla söylenecek bir şey yok fakat kza kurşununa kurban gitmemiz işten bile değildi...

Bu tip maçlarda en az rakibiniz kadar mücadele etmelisiniz ki kalite farkınız ortaya çıksın...
Güngören bizden daha istekliydi maç boyunca,daha fazla mücadele ettiler...
20.dakikada Batalla'nın penaltıyı kaçırması dirençlerini bir kat daha arttırdı fakat sonunda kazanan biz olduk...
Gol yine penaltıdan geldi, 83.dakikada bu kez Tadeu geçti topun ardına ve skoru belirledi...

Buarada oynayan kadromuz ve saha içi dizilişimiz şu şekildeydi maçta...

.....................................Yavuz

Ramazan...........İbrahim..............Tuna............Keçeli



Veli....................Kirita.................Bekir.............Ozan İpek


...................................Batalla

....................................Tadeu



Görüldüğü gibi hepsi her an rotasyonda forma şansı bulabilecek oyuncular...
Oldukça geniş ve alternatifli bir kadromuz mevcut, fakat sağ bekte Ramazan Sal görev yaptı bu maçta, bilmiyorum kendisi daha önce bu mevkide oynamadı...
En son Eskisehir ile oynanan hazırlık maçında yine bu mevkide birşeyler yapmaya çalışmıştı...

Aslında Ramazan savunma yapmayı çok iyi bilen, topla ilişkileri, sürati ve çevikliği yerinde bir arkadaş, sezon içinde stoper ya da defansif orta saha olarak formayı kaptığı anda bir daha üzerinden çıkaracağını zannetmiyorum, ama asla pes etmeyip her an o şans gelecekmiş gibi çalışmayı sürdürmesi gerekiyor...

27 Ekim, 2009

Güngören maçı Bursaspor TV'de!



Ligde yoluna doludizgin devam eden Bursasporumuz, Türkiye Kupası maceresına Bursaspor Tv'de başlıyor..
BizimTV > BursasporTV :)

Büyüklerden Kimi Tutuyorsun...:)



FB'li arkadaş: Hacı sen hangi takımlıydın yaa...

Ben: BURSASPOR!!

Fb'li arkadaş: Nasıl yani başka takım tutmuyon mu?

Ben: Tutuyorum...

Fb'li arkadaş: Ee kimi?....

Ben: Athletic Bilbao, Ajax

Fb'li arkadaş: Hayır olum onu demiyom büyüklerden kimi tutuyon?

Ben: Öyle desene be kanka...Biz ailecek Barcelona'lıyız...Var mı bizden büyüğü...:)

Fb'li arkadaş:...............

Bu diyaloğu bugün 4 ya da 5 kişiyle gerçekleştirdim...
Zaten klasiktir bunlar...
Her İstanbul derbisi sonrası galip olan takımın taraftarı ertesi gün bulutların üzerinde gelir okula...Ve her gördüğü kişiye hani takımlıydın diye sorar...:)

25 Ekim, 2009

Yardım kampanyası...Lütfen boş geçmeyin...


Teksas tribün lideri Selim Kurtulan'ın hali içler acısı...


Maçtan önce"gol atan ve maçın oyuncusu seçilenlere" cumhuriyet altını sözü veren abimiz duyduğumuza göre terketmiş Bursa'yı...:)))

6-0' lık galibiyetin tüm gollerinin farklı isimlerden gelmiş olması Selim abinin kara bahtı olsa gerek....:)

Bir de maçın adamı gol atmayan birini seçelim de cumhuriyet altınlarının sayısı 7 olsun...:)